8 Aralık 2009 Salı

Yeni Evimiz

Ekim ayı başında taşındık. Oğlumun 3.yaş gününü de yeni evimizde kutladık. Artık herkesin kendi odası ve banyosu var :)) Yaman eve alışmakta biraz zorlandı. Ev üç katlı. Salon ve mutfak aşağıda, yatak odalarımız yukarıda. bir süre aşağısı neresi, yukarısı neresi kavrayamadı. Ama artık alıştı. Zaman zaman eski evimizi ve niye taşındığımızı soruyor. Sanırım onu en çok zorlayan arkadaşlarından ve bakıcısından ayrılmak oldu. Hemen hemen her akşam yatarken ona neden taşındığımızı, bakıcısının neden bu evimize gelemediğini açıkladım. Taşınma gibi önemli süreçlerde çocuklara bu değişikliği çok önceden anlatmaya başlamak ve sık sık tekrar etmek gerekiyor.
Yaman'ın yeni odası çok güzel oldu. Zaten odasında ev sahibimizin çocuğuna ait dolaplar vardı. Gayet güzel ve bakımlı oldukları için değiştirmedik. Sadece kitaplığını ve masa sandalyesini koyduk. Ikea'dan güzel bir halı ve duvar stickerları aldık. Şimdi farkettim ki yeni evimizin hiç fotoğrafı yok. Şu anda heyecanla perdelerini bekliyor.
Taşınma süresinde annem ve babam kalkıp İzmir'den geldiler ve bize çok destek oldular. İyi ki varlar. İnsan hangi yaşta olursa olsun anne babasının verdiği destek ve enerjiye ihtiyacı var. Canım annem-babam iyi ki varsınız. Sizi seviyoruz.

25 Eylül 2009 Cuma


Taşınıyoruz :)) Hem iş yerim hem de evimi taşıyorum. Artık oğlumun kendine ait bir odası olabilecek. Zavallıcık doğduğundan beri bizim devasa yatak odamızın bir köşesinde yaşıyor. Şimdi kendine ait bir odası, dolapları, resimleri, gece lambası, halısı vs. olacak. O da ben de çok heyecanlıyız.

2 Eylül 2009 Çarşamba


Neredeyse bir yıldır yazmıyorum, geçmişte yazdıklarıma bir göz attım. Neler neler olmuş bir yılda...Oğlum hala kurabiye yapmaya bayılıyor. Artık onunla ekmek makinamızda ekmekte yapıyoruz. Mutfakla ilgili hevesi devam ediyor ve büyüyünce ne olacağı sorusuna "aşçı" yanıtını vererek beni sevindiriyor. Umarım yapmaktan büyük keyif aldığı bir işi olur.
Neredeyse bir yıldır yazamıyorum. Yamanım biricik oğlum özür dilerim. Seninle her gün yeni heyecanlar, sevinçler yaşadık ama ben bir türlü vakit ayırıp yazamadım. Ama söz bugünden sonra iki satır da olsa bir şeyler yazmayı alışkanlık haline getireceğim.

23 Kasım 2008 Pazar

Yaman'ın Doğum Günü


Yaman'ım 2. yaşını bitirdi. Doğum günü kutlamaları bir kaç gün sürdü:)) İlk kutlamayı İzmir'de anneannesi, dedesi, Fatma teyzesi, Aylin ablası ve Yumiko ile birlikte yaptık.

Asıl kutlamamız ise Nebahat halasının evinde gerçekleşti.

Bir arkadaşımızın kızının doğum günü pastası uğur böceği şeklindeydi ve Yaman o pastayı çok sevmişti. O günden beri uğur böceği pasta istiyordu. İnternette biraz araştırdıktan sonra Hansel&Gretel'e ve muteşem pastamıza ulaştık. Pastamızı alıp halamıza gittik. Yaman "iyi ki doğdun Yaman" diye kendi şarkısını söyleyip mumlarını üfledi. Tabii mumları en az 3-4 kez üfledi :))

Bir kez de benim doğum günümde mumları o üfledi.

Geçen yıl doğum gününü biz kendimiz için yapıyoruz gibi hissetmiştim ama bu yıl farklıydı. Yaman'ın her şeyin farkında ve mutluydu. Pastasını kendi seçti, şarkısını kendisi söyledi ve mumlarını tek başına üfledi. Sanırım seneye arkadaşlarıyla doğum günü kutlamak isteyecek. Oğlum büyüyor. Onun büyümesini izlemek çok keyifli. İyi ki doğdun biricik oğlum. Ne iyi yapmış ta doğurmuşum seni.

2 Kasım 2008 Pazar

İlk oyun grubu buluşmamız




Bir süredir oyun grubundakilerle yazışıp bir buluşma ayarlamaya çalışıyordum. Sonunda sevgili Ayça'nın sayesinde bir grup oluşturup 1 Kasım Cumartesi buluştuk. Buluşma Ayça'nın evinde gerçekleşti. Bingül ve şirin kızı İpek, Işıl ve oğlu Ateş, Ayça ve Erin biraraya geldik. Tanışma-kaynaşma amaçlı bir buluşma olduğu için bir aktivite planlamamıştık. Birarada güzel vakit geçirdiler. Yaman her zamanki gibi oyuncaklardan çok evdeki bilgisayar, müzik seti vb. elektronik aletlerle daha fazla ilgilendi. Hep birlikte meyve yediler, boya yaptılar. Yaman da ben de keyif aldık bu buluşmadan. Ayça ve Erin'e misafirperverliği için bir kez daha teşekkürler.

20 Ekim 2008 Pazartesi

Doğum hikayemiz-2

8. hafta civarında müthiş merak ve heyecanla başlayan hamilelik sürecim mide bulantılarıyla kabusa dönmeye başladı. Çeşitli kaynaklarda sabah bulantılarından bahsediliyordu. Ama benimkiler akşam başlıyordu. Sabah uyanıyorum hiç bir şey yok. İşe gidiyorum bütün gün gayet iyiyim. Akşam eve gelip yemek yiyorum ve kabus başlıyor. Gece ikiye üçe kadar kusuyorum ve bir süre sonra bitkin düşüp uyuyakalıyorum. Her gün tekrarlanan bu seremoni :)) 10.haftada had safhaya ulaştı. Bir cumartesi öğlen 1 gibi kusmaya başladım. Gece 3 olduğunda hala kusuyordum. Artık boğazım yara olmuştu ve sinirlerim bozulmuştu. Doktorumu aradım ve hemen hastaneye gittik. 3 gün hastanede yattım. 13.hafta bulantılarım iyice azaldı. Tam rahatladım zannederken reflü şikayetim başladı. Ne yesem ne içsem midemden yukarı yemek boruma doğru korkunç bir yanma. Kaç şişe Gaviscon bitirdim allah bilir. İşin iyi tarafı bulantı ve reflü nedeniyle yemek düzenimi (az az ve sık sık) ve yediklerimi çok titiz ayarlamam gerekti. Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar sağlıklı beslenmemişimdir herhalde :))
Hamileliğimin sonuna kadar reflü dışında başka bir sorunum olmadı.
13.hafta kontrole gittiğimde bebeğimin erkek olduğunu öğrendim. Aslında doktorum söylemedi ama ben gördüm ve doktorum henüz net olmadığını gördüğüm şeyin göbek kordonu ya da klitoris olabileceini söyledi ama ben çok emindim. Hep bir oğlum olmasını hayal etmiştim hatta üniversitede okurken bir dergiden sarı saçlı, renkli gözlü, düz ve uzun saçları rüzgarda uçuşan, çimlerde koşturan bir erkek çocuğu fotoğrafı uzun yıllar odamın duvarını süslemişti. Aslında her şeyden önemlisi bebeğimin sağlıklı olmasıydı. Ama erkek olması beni çok mutlu etti.
16.haftaya geldiğimde internette hamilelikle ilgili yerli yabancı tüm web sitelerini keşfetmiş ve bebeğimin gelişimini hafta hafta tüm detaylarıyla incelemeye başlamıştım. Bir yandanda kurs araştırıyordum. Tam bu sırada bir arkadaşım bana Ayşe Öner'in kursunu önerdi.
Bir hafta sonu Ayşe hanımın kurs verdiği Bebek'teki evine gitti. Daha kendisini görür görmez kursa kayıt olmaya karar verdim. Ayşe hanım 1989'dan beri hamileleri eğitmeyi görev edinen bir hemşireydi. Deneyimi, bildiklerini aktarma şekli inanılmazdı. Onunla ve kursuyla tanışmak hamileliğimi ve doğumumu çok etkiledi. Hamileliğim boyunca kursta yaptığım egzersizler ve nefes teknikleri vücudumu doğuma hazırladı. Bana normal doğum için cesaret verdi. Eğer ben normal doğum yapabildiysem bunu başta Ayşe hanıma ve sonra doktorum Ömer beye borçluyum.
Kursta bebeğimin gazını nasıl çıkaracağımı, banyosunu nasıl yaptıracağımı, acil durumlarla nasıl başedeceğimi öğrendim. Doğum sonrası oğluma kendimden emin olarak bakmamı ve büyütmemi sağladığı için Ayşe hanıma çok çok teşekkür ederim. İstanbul'da yaşayan herkese bu kursu kesinlikle tavsiye ederim. Merak edenler www.ayseoner.com adresinden detayları öğrenebilir.